ara

ayse gülce

@aysegulce

Baba... baba... diyebildim yalnızca. Ve hıçkırıklar sesimi bastırdı
Adamcagız kollarını açtı, beni göğsünde sevgiyle sıktı.
Ağlama yavrum, dedi.
Hep böyle duygulu bir çocuk olarak kalacaksın, pek çok ağlama firsatı
bulacaksın hayatta. syf :29
2 beğen · 0 yorum · alıntı

İnan Yüce

@inan-yuce

Yemekten sonra bulaşıkları hiç zaman yitirmeden yıkanır ve dolaba yerleştirilir, gazeteler okunduktan sonra düzgünce katlanır ve rafa konurdu; giysiler yıkandıktan sonra ütülenir, katlanır ve çekmecelere yerleştirilirdi. Her şey yarın içindi, fakat yarın asla gelmezdi. Şimdiki zaman bir köprüden ibaretti ve onlar hâlâ o köprünün üstünde sızlanıp durmaktalar, bütün dünyanın sızlanıp durduğu gibi ve tek bir budala bile çıkıp da köprüyü havaya uçurmayı düşünmüyor.
0 beğen · 0 yorum · alıntı

İnan Yüce

@inan-yuce

Bir kez ruhunu teslim ettin mi her şey mutlak bir kesinlikle gelişir, kaosun ortasında bile. Başlangıçtan itibaren her şey kaostan ibaretti; beni saran, içinde solungaçlarımla nefes aldığım bir sıvı. Ayın hiç batmaksızın donuk donuk parladığı alt katmanda her şey pürüzsüz ve verimliydi; yukarıdaysa gürültü ve ahenksizlik hâkimdi. Her şeyden hemen karşıtını görüyordum, çelişkiyi; gerçekle gerçekdışının arasında da ironiyi, paradoksu. Kendi kendimin baş düşmanıydım. Yapmak istediğim, ama yapmasam olmaz dediğim hiçbir şey yoktu. Çocukken bile, hiçbir eksiğim olmamasına rağmen ölmek isterdim: Vazgeçmek isterdim çünkü çabalamak bana bir şey ifade etmezdi. Talep etmediğim bir yaşamı sürdürmekle hiçbir şeyin kanıtlanmayacağını, doğrulanmayacağını, artmayacağını ya da eksilmeyeceğini hissediyordum. Etrafımdaki herkes ya başarısız ya da gülünç. Özellikle de başarılı olanlar. Başarılı olanlar içimi sıkıyorlardı. Aşırı anlayışlıyımdır, ne var ki duygudaşlık değildi beni bu denli anlayışlı kılan. Bütünüyle olumsuz bir nitelikti bu, insanlık sefaletiyle karşılaştığım anda içimde çiçeklenen bir zaaf. Birine yardım ederken ona bir yararım olacağını düşünmez, başka türlü davranmaktan aciz olduğum için yardım ederdim. Gidişatı değiştirmeye çalışmayı beyhude buluyordum; kalben değişmedikçe hiçbir şeyin değişmeyeceği kanısındaydım ve insanların kalplerinde yatanları kim değiştirebilirdi? Arada arkadaşlarımdan biri kendini dine verir, bu da beni kusturmaya yeterdi. Tanrı'nın bana ne kadar ihtiyacı varsa benim de O'na o kadar ihtiyacım vardı. Gerçekten bir Tanrı varsa, soğukkanlılıkla karşısına dikilip yüzüne tükürürüm diyorum sık sık kendime.

Asıl rahatsız edici olan, ilk görüşte genellikle iyi, sevecen, vefalı ve güvenilir biri sanmalarıydı beni. Bu erdemlere sahiptim belki de, ama öyle olsa bile kayıtsızlığıma borçluydum; iyi, sevecen, vefalı, güvenilir falan olmayı göze alabiliyordum çünkü kıskançlık duygusundan eser yoktu içimde. Asla tecrübe etmediğim bir duygu varsa o da kıskançlıktı. Hayatımda hiç kimseyi ya da hiçbir şeyi kıskanmadım. Aksine, herkese ve her şeye acıdım sadece.
1 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Dehşetle içimi çektim."Poirot, onun gibi bir gencin babasını öldüreceğini sanmıyorsun ya ?"
Poirot, "Dostum." dedi."İnanılmayacak kadar romantik bir adamsın.Ben sigorta uğruna küçük çocuklarını öldüren annelere bile rastladım!Onun için artık her şeye inanabilirim."
"Peki, sebep nedir?"
"Para tabi. Jack Renauld'un babasının ölümü üzerine servetin yarısına konacağnı sandığını unutma."
1 beğen · 0 yorum · alıntı

Nvn

@nvnblc

"İnsan dedikleri mahlukun, içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz? Öyle anlar olur ki, en ummadığımız adam en beklemediğimiz şeyleri yapabilir. Şimdi bu pişmanlığınız bile iyi bir şey. Yaptığınız şey için mazeret aramıyor, üzülüyorsunuz. Sonra o kadar mühim bir kusur yapmış da değilsiniz. Beni tanımadığınız halde, tanıdığınızı söylettiler... Ne oldu? İki taraftan hiç olmazsa biri sağlam çıkarsa vaziyet o kadar tehlikeli olmayabilir. Sizi tanıdığımı bana da söyletmek istediler. Dört gün uğraştılar... Ben mukavemet ettim, halbuki siz aynı mukavemeti gösterememişsiniz. Eh, kendinizi öğrenmiş oldunuz. Dedim ya, kendi içimizde, kendimize dair bilmediğimiz o kadar çok şey var ki... Böyle vesilelerle meydana çıkıyor da öğreniyoruz. Bunların var olması utanılacak bir şey değildir, var olduğunu öğrendikten sonra buna göre hareket etmemek yanlış, hatta korkunç olabilir.
1 beğen · 0 yorum · alıntı

Nvn

@nvnblc

"En küçük memurundan tut, subay çevrelerine kadar hâlâ hepsi kibirli, azametli ve dar görüşlü. Konumlarına göre görüntü değişiyor sadece, içerik aynı. Bizim artık annelerimiz ve büyükannelerimiz gibi düşünmediğimiz içlerinden birinin bile aklına geliyor mu sanıyorsun? 'Efendim aşağı, efendim yukarı' diye etraflarında dönüp duran kadınlardan değil de artık kendi kendimizin efendisi olduğumuzun, kısacası eski kölece anlayışları rafa kaldırdığımızın farkındalar mı sence?

Ah bunları gerçekten yaptık mı? Hayır, bir düşün! Bunu yapan kim var ki?"
1 beğen · 0 yorum · alıntı

Nvn

@nvnblc

"İnsan haklı olduğunu bile bile de kaçar. bu kadar haklı olduğu halde, böylesine haksız görünmeğe dayanamamıştır. Kaçmakla, bir bakıma bütün dünyayı suçlamaktadır belki de. Böyle bir topluluğun içinde yaşayamayacağını anladığı için kaçmaktan başka çare bulamamıştır."
1 beğen · 0 yorum · alıntı

Nvn

@nvnblc

"Az şey değil seninle olmak düşünüyorum da
İçimde bir sevinç dallanıyor kaç kişi
Bir geyik kendini çiziyor karanlığa sonra kayboluyor
Karanlık maranlık ama iyi seçiliyor
Yorgan toplanmış bacakların seçiliyor
Bir uçtan bir uca bacaklarının aslan heykelleri
Onları ne denli sevdiğimin aslan heykelleri
Ayık gecemizi dolduruyorlar bir uçtan bir uca"
1 beğen · 0 yorum · alıntı

Nvn

@nvnblc

"Huck, Bayan Douglas'ın koruması altında yaşıyordu. yıkanmak, tertemiz giyinmek, bembeyaz çarşaflar arasında yatmak onu çok tedirgin ediyordu. Bütün bunlara üç hafta dayanabildi. Bir gün ortadan kayboldu. Bütün köy üzüntü içindeydi; iki gün boyunca aramadık yer bırakmadılar. Üçüncü gün, tom onu eski mezbahanın yanındaki boş fıçılardan birinde buldu.
-O yaşantı bana göre değil. kadıncağız çok iyi davranıyor ama, her sabah uyanmak, yıkanmak, giyinmek... O giysiler içinde bunalıyorum. Kiliseye de gitmek gerekiyor."
1 beğen · 0 yorum · alıntı

Nvn

@nvnblc

"Sakin bir ilişkinin imkansızlığı, aslında son derece doğal bir sonuca daha yol açtı: Konuşmayı unuttum. Belki zaten büyük bir hatip olmayacaktım, ama insanların sıradan akıcı konuşmasına hakim olabilirdim. Ama sen daha çok küçükken o sözü bana yasakladın, tek bir itiraz yok!’ tehdidi ve yanı sıra kalkan el, o zamandan beri bırakmıyor peşimi. Senin karşında kendi meselelerin söz konusu olduğu sürece mükemmel bir hatipsindir. Sayende tıkanan korkan, kekeleyen bir konuşma tarzı edindim, bu kadarı bile çok fazlaydı senin için, sonunda sustum. Önceleri belki inattan , daha sonra ise senin karşında ne düşünebildiğim nede konuşabildiğim için sustum."
1 beğen · 0 yorum · alıntı