ara

nurullah candan.

@nurullah-candan

- Necip Fazıl Kısakürek
8.8 (63 oy)
yorum diyelim
Üstadın kitaplarına her zaman saygım sonsuz! reis bey kitabı benim için yarıda bitti. bi insanın ölümüne sebep verip kendini heder eden reis beyin yaptığı hata kitabı bitirdi.
190 karakter
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Gülcan

@gulcan32

- Jacques Ranciere
8.5 (11 oy)
Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır.
Şimdi nereden başlasam bilemiyorum ama sanırım uzun bir inceleme olacak. Öncelikle kitap kısa ama okunması çok zor bir kitap. Ben anladığım kadarlık kısmını beğendim. Şimdi neden böyle diyorum çünkü 144 sayfalık eserde toplam anladığım metinleri toplasak benim için eser 6 sayfa falan yapar. Zaten anladığım kısımlarını da alıntı olarak ekledim.

Öncelikle bu kitabı okuma nedenim Meb'in öğretmenlerin okuması gereken eserler listesinde yer alması. O listede yer almasa bile eğitimle ilgili diye belki okurdum ancak Meb tavsiye edince daha bir ilgi çekici oluyor. Tabi bu kitabı tavsiye eden Meb yetkilileri kitabı okuyup, anladılar mı acaba :D bu kısmı muamma...

Eserde felsefenin elması başına düştü diye nitelendirilen Joseph Jacotot'un eğitimle ilgili felsefesinden bahsediliyor. Eserin ana teması insanı özgürleştirmek. Yani nasıl diyeyim insan kendi kendine öğrenme yeteneğine ve zekasına sahiptir diyor. Hocalara açıklayıcı olarak gerek yok. Kendi öğrenebildiği sürece özgürdür. Yoksa sürekli bir açıklayıcı ile hazır bilgiye konarsa aptaldır diyor. Eğitim sistemimizin de insanları aptal yaptığını söylüyor.Ayrıca hiç bilmediğimiz konuları da başkalarına öğretebileceğimizi falan da söylüyor söylediği çok şey var da anlamak mesele...

Ben eserin kapak yazısını ve incelemelerini okurken şöyle bir şey düşünmüştüm işte "Eğitim Felsefesi" dersi falan gördüm bu kitap da o tarz bir felsefe barındırıyordur. Diye düşündüm. Lakin benim felsefe bilgim ve olayları yorumlama kabiliyetim eserin yanında bir hiç kaldı. Ne eserde bahsedilen adamları tanıyorum (Aristo,Platon,Locke hariç) ne de çoğu cümlede anlatılmak isteneni anladım. Bazı sayfaları en az beş kere okuyup hiç bir sonuç çıkaramadığımı belirteyim.

Kitabı kimlere tavsiye ederim? Burası önemli. Öncelikle kitap anlaşılması zor olduğu için akıcı değil. Felsefe sevmeyen kimselere tavsiye etmem. İşkenceye dönüyor okumak. Eğitim felsefesine ilgi duyanlara ve bu işten anlayanlara artı siyasetçilere tavsiye ederim. Eğitimle ilgisi olmayanlar boşuna okuyup vakit kaybetmeyin sıkılırsınız. Benim ilgim olduğu halde sıkıldım.Ve son olarak "Anlamak ya da anlamamak, işte bütün mesele bu."
Verdiği Puan: 8
2351 karakter
2 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Uğur Çam

@ugurcam967

- 2013
8.8 (8 oy)
Bir Başka Kafalar
S2-B11 Absürt mizahın en iyi çalışmalarından biri. Yetişkin çizgi filmi diyebileceğimiz türdeki yapımda, içinden filizlendiği toplumun neredeyse bütün tabuları mizah konusu yapılmakta. Benim ilgimi ilk olarak "ciddi bilim insanı" klişesini yıkmasıyla çekmiş olan yapım, daha sonraları izledikçe beni bambaşka kafalara sokmayı başardı. Düzenli bir dizi takipçisi olmamama rağmen ikinci sezonun sonuna kadar tek seferde izledim. Her bölüm içerisinde var olan küçük göndermeleri, absürt mizahı ve alttan alta verdiği ilginç mesajlarıyla tekrar tekrar izleyebileceğim bir dizi. Karakterlerin ilginçliği de diziye ayrı bir hava katmakta. Her defasında "bir sonraki bölüm nasıl ilginçlikler barındıracak acaba" diye merak ettirmeyi de başarıyor. Neyse en son söz olarak Rick and Morty izleyelim, izletelim diyorum.
Verdiği Puan: 10
865 karakter
0 beğen · 0 yorum · dizi inceleme ·

A

@soul

- İskender Pala
9 (114 oy)
İSKENDER PALA İÇİN ;(
Henüz bitirdim kitabı ve nasıl bir sondur o can evimden vurdu, ağlattı beni.. Uzun uzun anlatmayacağım konu nasıl nerede başladı... Çünkü başı sonu olmayan nadide İskender Pala kitaplarından bir tanesi.. Ama diğerleriyle fark var tabiki. Bu sefer ki daha üstün daha ihtişamlı... Biçemi bakımından İskender Pala nasıl ayrılıyorsa diğer yazarlardan, bu kitabı da konusu itibariyle yazarın diğer kitaplarından ayrılıyor.. HZ. MUHAMMED (S.A.V.) ... Eser, konu saptırılmadan ve ince ayrıntılar atlanmadan kaleme alınmış. Titiz bir araştırmayla yazıldığı her sayfada buram buram kokuyor. Özellikle dipnotlar ayrı bir teşekkürü hak ediyor. Akıcı bir kitap olmasına rağmen kitapları 2. Defa okuyamadığımdan son 100 sayfayı resmen bitmesin diye yudumlayarak okudum diyebilirim. Ama kaçınılmaz son.. Mutlaka okunulası bir kitap; Müslüman olmayanların İslam ' ı şu an yaşanılandan veya yaşamaya çalışanlardan anlama gayretini boşa çıkaracağını düşündüğüm ki ayrıntılar atlanmazsa kafalardaki birçok soruya cevap olabilecek nitelikte bir kitap ve en önemlisi Müslüman olanlar için sanırım çünkü ben her sayfayı çevirdiğimde dünyaya -hiçbir şey yapmadan(?)- hak dinde geldiğim için şükrettim. Sancılı dönemlerde olsaydık diye düşündüm. Gaflet içinde olanlardan olsaydık ya da. Rabbime sonsuz şükürler olsun. Birde Gül'ümüzü görme şerefine nail olabilek fikri insanı öyle bir kaplıyor ki kendinizi çaresiz hissediyorsunuz...

Keyifli Okumalar...
EK 1
* Nevfel için olan Menkıbe kitabın gerçekçiliğini birazda olsa yaralamamış değil nacizane olmasa bir şey eksiltmez hatta daha iyi olabilirmiş diye düşünüyorum. 9 sa
Verdiği Puan: 10
1572 karakter
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

aylin kübra

@aylinkubra

- İmran Tohumcu
0 (0 oy)
Yağmur yağdığında üzerine düşen her damla; seni mutlu edecek, kalbini huzurla dolduracak, içini sıcacık edecek bir haber getirsin sana...
Ateş, odasına girdikten sonra kapıyı arkasından kapatıp kendini
sırtüstü yatağa attı. Melisa’yı tam bir aydır görmüyordu. En
son Ankara’daki otogarda görmüştü. O da sadece birkaç dakikaydı.
Demir denilen oğlanın Melisa’nın arkasına geçerek gözlerini
kapatması, Melisa’nın korkudan attığı çığlık ve Melisa ile o oğ-
lanın sıkı sıkı sarılması, Ateş’in gördüğü en son şeylerdi. Ve İstanbul’a
döndüğünde bu görüntü gözünün önünden birkaç gün
gitmemişti.
Derin bir nefes aldı Ateş. Yapması gereken daha önemli şeyler
varken aklını bunlarla meşgul edemezdi. O fotoğraftaki çocuk,
onun Melisa’ya sarılması, Melisa’nın içten bir şekilde gülümsemesi...
“Puşt!” derken buldu Ateş birden kendini. Hangi hakla o
sikik kollarını Melisa’ya dolayabilmişti? Ya Melisa? Hangi sikik
akılla böyle bir şeye müsaade etmişti?
Ateş eliyle yüzünü sıvadı ve o fotoğraf karesini düşünmemeye
çalıştı. Onu ilgilendiren bir durum yoktu artık ortada. Melisa’yı
kendi bırakmıştı. Elbette Melisa’nın ömrünün sonuna kadar yalnız
kalacağını düşünmüyordu. İlla bir yer de yolu bir başkasıyla
kesişecekti. Onun gibi saf kızlar her zaman bir erkek tarafından
sahiplenilirdi zaten. Aksi imkânsızdı. Ama Ateş’in içi nedense
birden kara bulutlarla kaplanmış, bedenini bir huzursuzluk doldurmuştu.
Melisa’yı bir başka erkeğin sahiplendiğini düşünemiyordu.
Ya da onu bir başka erkeğin kollarında.
Dudaklarını bir başka erkeğin dudaklarında.
Küçük ellerini bir başka erkeğin boynunda.
Ve en önemlisi;
Melisa’nın, kalbinin kapılarını bir başka erkek için araladığını
düşünemiyordu Ateş.
1775 karakter
2 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Semih Oktay

@semih-oktay

KUR'ÂN-I KERÎM
KUR'ÂN-I KERÎM

KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Kur'ân-ı Kerîm ve Açıklamalı Meâli

Hazırlayanlar: Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof.Dr. Ali Özek, Prof.Dr.İbrahim Kafi Dönmez, Prof.Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof.Dr. Sadrettin Gümüş, Doç.Dr. Ali Turgut; TÜRKİYE DİYANET VAKFI YAYINLARI ; 10.000 Adet / 2007 Yılı basımı ;Kayışzade Hafız Osman Hattı

22 Mart 2017 Çarşamba sabahı devrettim Kur'an-ı Kerim'i Türkçe açıklamalı mealinden.Beşinci defa okumuş oldum baştan sona...

Çarşamba,22 Mart 2017

(Hamiş:Bir defa Elmalılı Hamdi Yazır'ın mealinden,bir defa da Mehmet Akif Ersoy'un mealinden Kur'an'ı devretmiştim.)
Verdiği Puan: 10
691 karakter
7 beğen · 2 yorum · kitap inceleme ·
Erguvan (@erguvan)
Bana da nasip olsun inşallah 9 sa
Semih Oktay (@semih-oktay)
Nasip olsun inşallah Erguvan (@erguvan).Bana da bir defa daha nasip olsun inşallah. 60 dk

Asım Mauser

@mauser

- 1951
0 (0 oy)
Sürgün
Film Refik Halit Karay'ın aynı adı taşıyan romanından uyarlama. Okumadım, fakat filmi izledikten sonra okumaya karar verdim. İstiklal Harbi aleyhine yazılar neşreden, Hürriyet ve İtilafçı Karay, yüzellilikler diye adlandırılan vatan haini listesinde bulunduğu için yurdu terk ederek, Beyrut'a gitmek zorunda kalmış. 1938'de afla yurda dönerek, 41'de Sürgün romanını yazmış. İhtimal ki hikayede geçen Yaver Hilmi Bey kendisi ya da kendisi gibi sürgünlerin ortak hikayesi.

Filmin yönetmeni Orhon Murat Arıburnu esasında şair. Hoş şiirleri var. Özellikle "Havva'nın Kızı" isimli şu şiiri pek hoşuma gider:

Bacak bacak üstüne koyma
Ortadan ayırma saçlarını
Gülerken deli edersin
Gülme
Esvabın darını giyme
Hele kapının önünde durup mehtaba karşı
Elini elime verme

Zor olur ayrılması senden
Bak söylüyorum
Delikanlıyım
Fena olurum
Günahkar olurum
Yapma

Sakın ha
Söylediklerime bakma!

http://www.resimag.com/1cbdeddb.jpeg


Şair kişiliğinin yanı sıra sinemaya merak salan Arıburnu aktörlük de yapmış. Düzgün fiziği ve harikulade yüzü ile sinema ekranına yakışan bir oyuncu olduğunu söylemem gerek. 50'de de ilk filmini çekmiş: "Yüzbaşı Tahsin" İkinci filminin yani Sürgün'ün hikayesini ise bahsini ettiğimiz Refik Halit Karay romanından almış.

Film sallanan bir gemide bulunan insanların ekranda belirmesi ile başlar. Bu insanlar vatandan sürülen ve gurbet yollarını tutan bir grup sürgündür. Bir meçhule doğru yol alırlar. Sonra flashback ile Yaver Hilmi Bey'in (Oyuncu olarak da Orhon M. Arıburnu yer alıyor) padişaha sadık bir zabit olduğunu, İstiklal Harbi hitamında rütbelerinin sökülerek sürgün edildiğini anlarız. Geride kızı Seher'i (Ayla Karaca) bırakarak Beyrut yolunu tutar. İşte sürgün Yaver Hİlmi Bey'in hazin daüssıla hikayesi de burada başlar.

Yaver Hilmi Bey gurbette bir de iç hesaplaşmaya girişir ve Cidal-i Milli'ye karşı gelmekle büyük bir hata yaptıklarını anlar. Öyle görünüyor ki bu aslında yazar Refik Halit Karay'ın iç hesaplaşmasıdır. Gazoz satıcılığından, inşaat ameleliğine kadar muhtelif işler yapar. Gururu kırılır ve bir ikincisi bir zabit olarak elleri de bu amele işlerine pek alışık değildir zaten. Hilmi Bey bu acılarla boğuşurken, sılada yalnız bıraktığı kızı Seher, Tiyatrocu Kani tarafından kandırılarak uyuşturucu ve alkole alıştırılır. En sonunda da kantocu olur. Lakin babasına yazdığı mektuplarda bir tüccarla evlendiğini yalanını söyler.

Hilmi Bey gurbet ellerde kendisi gibi sürgünlerle tanışır. Bunların kimi, Hilmi Bey gibi yaptıkları hatanın farkına varan vatanperverler, kimileri de kuvvetli Mustafa Kemal düşmanı kişilerdir. Tanıştığı kişilerden biri de Osmanlı Şehzadesi Keramettin Bey'dir. Keramettin Bey bir süre Hilmi Bey'i himayesine alır. Burada Hilmi Bey, Suzidil Kalfa (Nedret Güvenç) isimli hizmetçi kıza aşık olur. Lakin bir süre sonra yolları ayrılmak zorunda kalacaktır çünkü batık imparatorluğun müflis şehzadesi Keramettin Bey, Beyrutta biriken borçlarını Hilmi Bey'in üzerine yıkarak şehri terk etmeyi planlamaktadır. Bu zorunlu ayrılık öncesi iki aşık bir gün affolunup vatan birlikte dönmek için sözleşirler. Çürümüş bir kuşağı temsil eden şahzade, düşündüğünü yapar ve Hilmi Bey, borçlarla başbaşa kalır. Eh gerçekte de müflis imparatorluk müflisleyip, borca batık terekesini kuvvacılara bırakarak vatanı terk etmemiş midir?

Yeniden gurbet ellerde rezil olan Hilmi Bey, bir süre sonra af çıkması ile sevinir. Kendisi gibi sürgün arkadaşları ile bir araya gelerek yaptıkları hatanın muhasebesini yaparlar ve sılaya dönecek oldukları için memnun olurlar. Bu sırada eline bir afiş geçer ve kantocu olan Seher'in Halep'e bir turneye geldiğini öğrenir. Hilmi Bey bu acı sahneyi gözleriyle görmeden inanmak istemez ve Halep yolunu tutar.

Bu sırada Seher'e aşık olan İrfan da Seher'in peşinden Halep'e gelmiştir. Birlikte kaçıp babası Hilmi Bey'i bulmak üzere sözleşirler. Buna engel olmak isteyen kötülük timsali Tiyatrocu Kani, trenden düşerek ölür ve ilahi adalet yerini bulur. Seher son sahnesine çıktığı gün, mutluluk içinde, son dansını sevgilisi İrfan için yapmaktadır. Bu sırada Hilmi Bey kızının kantocu olduğunu gözleriyle görür ve sekte-i kalpten ruhunu teslim eder. Seher her şeyden habersiz mutlu iken, zavallı babası Hilmi Bey elem içinde ölür ve film hitama erer.

Filmde işittiğim iki şarkı çok hoşuma gitti. Birisi Rahmi Bey'in nihavent bestesi "Süzüp süzüp de ey melek" diğeri ise Kemani Serkis Efendinin saba bestesi "Karardı söndü ikbalim" idi. Maalesef Serkis Efendinin bastesini bulamadım. Lakin notaları mevcut bu eseri tambur ile çalıp seslendirmek üzere çalışmalar yapıyorum. Hazır olursa belki buraya yüklerim. Rahmi Bey'in bestesini ise buyurun Safiye Ayla'dan dinleyelim:



Film doğu atmosferini son derece güzel yansıtmış. Hele kanto sahnelerinde alkış tutan sarhoş, serkeş Arap tiplemeleri gayet hoştu.Tabii dansöz sahneleri de orient havayı tamamlayan olmazsa olmazlardandı. Bunun yanı sıra yüzlere yapılan yakın plan çekimler ile karakter duyguları güzelce yansıtılmış. Elbette büyük bir sinema başyapıtı değil lakin Türk Sineması adına önemli ve güzel bir film.

Filmi izledikten sonra aklımda şu sorular belirdi: Acaba yüzellikler gerçekten Hilmi Bey ve arkadaşlarının İstiklal harbi aleyhine yaptıklarının yanlış olduğu muhasebesini yapmışlar mıydı? Yoksa bu yurda dönen Karay'ın, kuvvacılara yaptığı bir güzelleme yahut ödediği bir diyet miydi? Karay'ı okumadan bu hususta kanaat edinmem mümkün olmadığından, en azından filmle alakalı bu eserini okumaya karar verdim. Saygılar.
6047 karakter
9 beğen · 4 yorum · film inceleme ·
kişibaşınadüşenmilligelir (@kisibasinadusenmilligelir)
Evvela burada yazı yazma, çünkü 50 60 kişi okuyor sonra kaybolup gidiyor. Okuyan kişiler kıymet takdir ederse kar,lakin o da yok. Üç beş kişi ancak...Saniyen refik halitin 150lik olduğunu biliyordum lakin hürriyet ve itilafın mensubu olduğunu bilmiyordum, öğrenmiş oldum. Salisen filmden haberim yoktu senaryosu ve musikisi dikkatimi celp etti, en kısa sürede izleyeceğim. Hülasa eline sağlık kardaş, bugün de kültürlendik elhamdülillah . 14 sa
Martin Heidegger (@martin-heidegger)
Rabian. Biz dahi kiraat edip feyizyab olduk elhamdulillah . 10 sa
rosso rubino (@rosso-rubino)
"Meyveler ballandıkça düşer,
Yapraklar kuruyunca,
Yavru kuş uçmayı şaşırınca düşer.
Yıldızlar da düşer,
İnsanlar da düşer." Yaver Hilmi'ye yazık oldu. Ayrıntılı inceleme, güzel olmuş elinize sağlık. 9 sa
Erguvan (@erguvan)
Film izleyemiyorum kitabını okusam olur mu? Bence olur, o zaman not alayım:) Kitabi okuyacagimdan incelemenin sadece giriş ve sonuç kısmını okudum. Şarkıyı dinledim ve beğendim. Kitabı okuduktan sonra incelemenin tamamını okumak için musaadenizle kaydediyorum. Benim yorumlamam bu kadar :) 9 sa

nihan avcioglu

@nihan-avcioglu

- Keith Ablow
7.5 (6 oy)
Keith Ablow un okudum ilk kitabıydı Otopsi. Yazarın dilini çok beğendim ve tabi ki çevirmen de başarılıydı. Çok akıcı ve sade bir dil ile gayet güzel yazılmış bir kitap. Polisiye, gerilim tarzı seven biri olarak isimleri karıştırmam ve yan karakterlerde kim kimdi çözmem dışında oldukça keyif alarak okudum. İnsanı yormayan güzel vakit geçirebileceğiniz bir kitap.
Özetle epilepsi ataklarından kurtulmak için hafızasını kaybetmeyi göze alan bir iş-bilim adamının ameliyatından hemen önce vurularak ölmesi, bu ölümün intihar mı cinayet mi olduğunun araştırılması konu edilmiş. Çok sürpriz bir senaryo olmamakla birlikte katil adaylarının çokluğu ve yazarın tarzı kitabı okunması tavsiye edilebilir kılıyor.
Verdiği Puan: 9
774 karakter
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Damla Kayabeyoğ.

@dkayabeyoglu

- Zülfü Livaneli
8.9 (57 oy)
tüm insan dışı yaşanılanlara rağmen o dik duruş..
Ahh Zilan,Ahh Nergis,Ahh Meleknaz..

İçim acıdı bu romanda,okurken inanamamak inanırken acımak.. ama yok; ne olursa olsun tüm o çaresizliğe,bitmişliğe rağmen bir ezidi acındırmaz kendini ve vazgeçmez inancından.

Ve o sizin bir çırpıda söylediğiniz-senin için her şeyi yaparım sözünüzün vücut bulmuş hali Hüseyin..

Okuyun,tavsiye edin,okutun.
Verdiği Puan: 10
384 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Evren Erarslan

@evren-erarslan

- Seray Şahiner
9 (1 oy)
Antabus ile gönüllere taht kuran Seray Şahiner'in ikinci romanı Kul'da yine bir koca mağduru kadın yer alıyor. Bu profili mükemmel şekilde yansıtıyor bizlere. Ön sözünde gerçek hayattan fırlamış karakteri olarak yansıyan Mercan karakteri, aynen betimlendiği gibi tamamen gerçek bir karakter izlenimi veriyor. Dualara, dine bağlı kalarak işlerinin rast gitmesini isteyen Mercan'ın hayatını bir solukta okuyacaksınız. Şiddetle tavsiyedir.
Verdiği Puan: 9
469 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·