ara

Başıma Gelenler

Kendi başınızdan geçen eğlenceli, hüzünlü, sinir bozucu, veya ilginç olayları anlatınız. Detayı severiz.
Kuraldışı: metinsiz link, metinsiz resim
Bir Gün Okuldan Çıktım Ve Otobüs Durağında Beklerken 2 Kişi Geldi Haraç İstio Herkez Den Alıp Bana Da Geldi İstemeye Ben Dedim Bende Para Yok Bulursan Senin Olsun Dedim Bana 50 K Verdi Ve Gittiler Bende Küçük Bir Çocuga Verdim Harcasın Diye. :) Eve Gideseye Kadar Gülmekten Öldüm,Aklıma Geldilçe Gülüyorum . :) ahahah
sevgi çelik (@sevgi-celik)
yasadınmı bunu gerçekten:)))) - 20.01.17
efkankaraaslan (@efkankaraaslan662)
çok güzel - 18 sa
hahaha ilahi seheran - 18 sa

aslı seloğlu

@asli-seloglu

İçimin içime sığmadığı zamanlar çok azdır benim. Ama oldu mu da tam olur, dünyayı pembe görmeye başlarım. Dün hüngür hüngür ağlıyorken bugün şeker pembesine çalıyorsa günüm, samimiyetle dokunmuş dost saatleridir sebebi. Yüzündeki mutluluğun sebebi olabilmektir karşındakinin. Bence insan hayata böyle tutunur, motive olur. Yani olmalı. Hayattaki enerji kaynağınız kin hırs ve nefret olmasın dostlar, para da olmasın. Kendi kendini körüklerken, sahibini güve yeniği gibi boşaltan olgular bunlar. Kimsenin yaşayarak tecrübe etmesini istemeyeceğim türden...

Mutlu başlayıp tasvir-i şikayete bağladığıma göre bu çok sevdiğim şarkıyı da ekleyeyim :)

xarsub

@xarsub

içinde bulunduğunuz durumun okadar kötü olmadığına kendinizi ikna etmeye çalışırken, aslında durumun tam da okadar kötü olması

Çağla

@cagla992

Dün arkadaşıma henüz yaşadığım bir olayı anlattım ve şu saate kadar onunla ilgili o kadar çok şey çıktı ki karşıma.Hep böyle mi olur acaba? Arkamızda bıraktıklarımız,görmemezlikten geldiklerimiz,hatırlayıp da üzülmek istemediklerimiz hep peşimizden mi gelir?

ismail

@neemiss

Bugün yaşadığım bir olayı anlatmaya geçmeden önce biraz ön bilgi vererek olayı anlatmak istiyorum. En başından not: gerçek isim kullanmayacağım. X olsun yeğenimin adı.

Olay yakın bir akrabam ve onun ailesi ile ilgili. Yakın akrabamın oğlu yüzde elli zihinsel engelli kendisi maalesef. Bu ailenin ilk çocuğu kendisi ve ilk başlarda gayet normal bir bebekti ve çocuktu kendisi. Ta ki kız kardeşi çok küçük yaşta lösemi olana kadar. Kız kardeşi lösemi olduğu an ve bu tedavi sürecinde geçen zamanda aile tüm nefretlerini, sinirlerini oğullarından çıkardılar. ( kız kardeşi maşallah şuan sağlıklı ve atlattı her şeyi)Sebep ne olursa olsun olay onun başına patlıyordu. Şiddet gördüğü de olmuştur kendisinin. Bu olayları bu kadar iyi bilmem ise aynı ortamda büyümemizden kaynaklı. Alt katımızda otururlar kendileri. Bu oğlanın annesini tüm sülale anlamaz ama kimsede ses edemez anlamsız bir şekilde.

X bu durumlar karşısında önce içine kapandı ve arada konuşur oldu. Olmayan şeyleri olmuş gibi, yaşamış gibi, abartarak anlatmaya başladı. Ergen benmerkezciliği de var tabi hepsi rahatsızlığından dolayı değil. Sülalede onun yaşıtları, ablaları, kardeşleri ya da büyükleri dinlemezdi onu hep nasılsa x anlatıyor işte derler geçerdi. Bir gün bana geldi kapıyı çaldı ve oturduk sohbet ettik hep aramızda ayrı bir frekans olmuştur onunla. ‘Neden sadece benle konuşuyorsun x’ dediğimde ‘sen beni dinliyorsun en azından inanmasan abi’ demişti. ‘Olur, mu öyle şey inanıyorum da arada’ dediğimde verdiği cevap ‘yok be abi ben bile inanmıyorum kendime’ demişti. ‘peki, neden abartılı anlatıyorsun ki’ diye otomatik bir soru yöneltmiştim kendisine o da ‘ zaten normalde dinlemiyorlar, belki abartı anlatırsam dinlerler beni diye düşündüm bir süre sonra kötü bir alışkanlık oldu ama bırakmaya çalışıyorum fakat zor oluyor biraz var ya hani bende demişti’.

Böyle bir yeğenim vardı evet. O günden sonra hep konuşur arada beraber kalırdık bana çekinmeden ve en önemlisi belki de abartmadan anlatırdı artık her şeyini. Gerçi abartsa da önemi yoktu kurban olurum ona.

Geçen sene karnesi kötü gelmişti ve babası her zamanki gibi kızmıştı. O akşam yanıma kaçmıştı ona ‘seneye gayret et düzelt biraz bak babanda sevinir hem zaten seviyor o da seni’ dediğimi anımsıyorum.

Gelelim bugün yaşadığım hikayeye;
karne almış. Direk geldi yanıma ‘İsmail abi ellerinden öper dedi’ baktım elinde karne ve bir de takdir belgesi var. 12.sınıf kendisi. Özel öğretim öğrencisi de olsa geçen sene karnesinde 1 olan insanın bu sene 5-4 lerle dolu bir karne yanında da takdir belgesi ile gelmesi sevindirmişti beni. Aferin lan deyip öptükten sonra ‘babam da sevinir dimi’ dedi. Tabi lan dedim.
Tesadüf o an babası geldi. Koşarak gösterdi. O adamda gram tepki yok. Baktı ve koltuğa attı döndü gitti. Çocuk acayip kötü oldu anlatamam. Nasıl toparlasam diye düşündüm ve sadece şunları diyebildim ‘ x baban işten yorgun geldi işte sıkıntı çıkmış morali bozuk akşama tekrar bakar’ ‘hadi sen hazırlan da çıkalım biz abi kardeş seninle’ dedim. ‘nereye abi’ demişti o an babasının tavrını unutarak.
‘bugün senin günün ne yapmak istersen oraya’ dedim. ‘aman abi ben bilmem ki bir yer gitmedim ki hiç heykele mesela ‘dedi. ‘tamam, lan heykele gidiyoruz ‘ dedim çok önemli bir yermiş gibi. Oysa sıradan bir caddenin adı idi. Neyse çıktık yollara gidiyoruz. İnanın o çocuk gözleri parlayarak etrafa bakıyor sanki ilk kez bir ülkeye gelmiş gibi. Heykele geldik Atatürk heykelinin önünde resim çektirdik falan sonra dedim ‘şimdi napalım’ ‘abi dedi yük oldum zaten dönsek mi ‘dedi. Nezakete bak Allah’ım birçok insandan daha düşünceli yediğim ponçiği. ‘olur, mu ya napalım başka söyle’ dedim. ‘abi pahalı değilse sinemayı çok merak ediyorum’ diyebildi utangaç bir şekilde. (haftada bir gittiğim yeri geldiğinde 3 günde bir gittiğim yer bir bireyin hayali. Ben böyle hayatın ta….) ‘tabi abicim’ deyip tuttuk sinema yolunu girdik izledik filmimizi çıkışta da malum fast food yerlerinde yemek yedik. Orada dönen muhabbette can alıcı cümle geldi x den. Cümle bir muhabbet üzerine aynen şöyle idi. ‘yok be abi babam gibi zihnim kirli olacağına engelli olayım, sıkıntı değil’

Abi kitlendim ağlıcam ağlayamıyorum tutuldum. Kendime gelince de birer kahve ile eve yürüye yürüye döndük. Teşekkür edip sarıldı boynuma evlere dağıldık.

Bu hikayeyi paylaşma amacım unutmayın sizin için çok ufak bir şey başkasının hayali olabilir onun için yapmaktan, söylemekten kaçınmayınız.

Ve son olarak x’in sevgili ailesi o çocuğa göstermemekte ısrar ettiğiniz sevginizi iyi saklayın. Mezarda bir yerinize falan sokarsınız artık…
25 beğeni · 14 yorum · Başıma Gelenler
Tokmakan (@tokmakan)
:( Hepimiz birer engelli adayıyız,yarının neler getireceğini bilemeyiz.Yapmamız gereken tek şey empati:( - 20.01.17
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Olay her ne kadar gözlerimi yaşartmış olsa da, arenada böyle paylaşımları görmek beni sevindirdi ve umutlandırdı ne yalan söyleyeyim. Sizin gibi düşünen, davranan ve bunu bu kadar güzel ifade edebilen insanlar hep var olsun, örnek olsun inşallah . - 20.01.17
Leandros (@leandros)
Sayın @tokmakan hassasiyetiniz mutluluk verici ve çok yerinde. - 20.01.17

Başak

@basaksenerr

Tatil günü hasta olmak ...
SPİNOZA (@karacurin)
Geçmiş olsun. - 21.01.17
Başak (@basaksenerr)
Teşekkür ediyorum .. - 21.01.17
ahmet-samsa (@samsa)
Ne kadar yorucu bir görsel ama insan yine de bakmaktan alamıyor kendisin. :) - 21.01.17

%99invisible

@cgtyyy

”bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi
gibi, aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi,katille kurban
arasında o birkaç saniyelik telaşla sevmiştim seni…”

Tokmakan

@tokmakan

Evet yine ben ve bu kez çok daha fazla isyanlardayım.Dünden bu yana üzgün,kızgın ve sorgulayan bir haldeyim.Hayat çok garip,acımasız ve hiç adil değil bunu biliyor olsam da dün tanıştığım,sohbet ettiğim 53 engelli kişi bana bunu tekrar hatırlattı.
İstatistiklere göre Türkiye’de her 10 kişiden biri engelli. Kimisi görme, kimisi işitme kimisi ise bedensel engelli, sosyal hayatlarında yaşadıkları güçlüklerin dışında, en büyük sorunlarından biri de istihdam.
Neden çalışabilmeleri için belirli sınırlamalar var neden öncelik onlara verilmiyor neden hayatları kolaylaştırılmıyor.Onlardan birini çalıştırmamak için personel sayısını belirli limit altında tutan işverenler var.
Konuşabildiğim 53 ü arasından sadece bir tanesi istihdam edilecek ve 52 si her gün o çileyi tekrar çekecek :( hatta daha fazlası :(
EK 1
%60 görme engeli olan iş arkadaşımın gözünün nuru el emeği ve benim almış olduğum en güzel hediye
http://www.resimag.com/29ca59ba.jpeg
w 20.01.17
ismail (@neemiss)
kahrolsun bağzı şeyler. ben de tam bugün buna benzer başıma gelen bir şeyi yazacaktım ki biraz dinleneyim dedim. Engelli yeğenim hakkında. maalesef ki ne iş yerlerinde ne de sosyal yaşamda önemsenmiyor ve hep göz ardı ediliyorlar :( - 20.01.17
Can (@canae)
Dünyanın en zor şeyi ne biliyor musunuz? Siz o engeli görmüyorsunuz çünkü siz o engelle yaşıyorsunuz ve onu benimsiyorsunuz. Sonra bir densiz çıkıp teselli vereceğim derken her şeyi eline yüzüne bulaştırıyor. - 20.01.17

Ayşe

@mutluluk

Vizeden 93, finalden 45 alıp 54.6 ile kalıyorum. Çıldırıcam böyle sistemin içine tükürebilir mi birilerii..
18 beğeni · 42 yorum · Başıma Gelenler
EL_NINO (@el-nino)
kağıda bakıp bir iki puan kurtarmaya çalışın :( - 13.01.17
volkancan (@akordeon)
dostum matematıkte ki bir arkadaşımda senın gibi,kac gundur kendını odasına kilitledi.ama malasef o da senın gibi kaldı.benımde pazartesi var sınavım,senın gibi isyan bayrağı çekeçeğım bende:) yalnız değilsin yani - 13.01.17
Gülcan (@gulcan32)
:( @el-nino haklı kaybedecek neyin var git ve 2-3 puan daha iste. İsteyenin bir yüzü ara vermeyenin iki yüzü :) - 13.01.17

Nisf

@nisf

leyla
Nerden başlamalı bilemiyorum. O vakit ilkin fotoğraftaki takunyaların hikayesini anlatmalı. Çocukluğumuzda Hollanda'ya giden akrabalarımız getirirlerdi bilirsiniz. Benim de çocukken vardı fakat kaybetmiştim 20 yıl sonra geri döndü :) Şöyle ki annem geçen sene bekar ve yaşlı bir hanım teyzeyle otobüste tanışmışlar ayaküstü sohbet vs. derken teyzemiz anneme çok ısınmış. Derken ev ziyaretleri şöyle böyle biz teyzeyi çok sevdik. Hocaymış kendisi ismi de Leyla. Bizde de Leyla Hoca olarak yer etti. Bu sevimli altın kızımız evde yalnız olunca bizim yüreğimiz dayanmadı evimizi açtık misafir ettik. On yıldır dünya turlarına katılıyormuş gezmediği ülke binmediği yat kalmamış efendim. Hollanda'dan takunya almış sahibi çıkar diye bunları da bize hatıra olarak bıraktı. Ama bunlardan ziyade ben durur muyum gezdiği ülkeleri hep anlattırdım ona :) Kimi halkın haline üzüldü kimisini parlak gözlerle anlattı Leyla hocamız kendisine çok imrendim. Giderken bana bir de şarkı bıraktı gençlik şarkılarından. Uzun yıllar sonra Küba - Havana'dan dönerken tur yatının kamarasında tekrar çalmış. Gözleri yaşlı yaşlı iki sevgilinin ayrılışını konu alan bu şarkıyı anlattı ve dinletti bizlere. Şarkıyı da şuraya bırakayım efendim.

Kendisini şimdiden özledik.
B.K.Ü (@bku)
Hep böyle bir radyom olsun istemişimdir - 17.01.17